Spor Magazin

« Sonraki Sayfa

BeÅŸiktaÅŸ`ta Yusuf ÅžimÅŸek ÅŸoku!

Büyük umutlarla transfer edilen Yusuf ÅžimÅŸek’in dün akÅŸam saatlerinde çekilen MR’ında saÄŸ dizinden sakat olduÄŸu ortaya çıktı.

Antalya’da Werder Bremen ile oynanan hazırlık maçında saÄŸ dizine darbe alan ve dün çekilen MR’ında dizinde ödem tespit edilen tecrübeli oyuncunun Denizlispor’a karşı forma giymesinin çok zor olduÄŸu ifade edildi.

Yusuf ile konuÅŸan Teknik Direktör Mustafa Denizli “Sakatlığı yaÅŸaman büyük bir ÅŸanssızlık. Kendini iyi hissetmezsen bu hafta dinlen. Seni riske atmak istemiyorum” derken; tecrübeli oyuncunun “BeÅŸiktaÅŸ formasıyla İnönü Stadı’nda çıkmak istiyorum. AÄŸrılarım devam ediyor ama yine de oynamak istiyorum” ÅŸeklinde yanıt verdiÄŸi belirtildi.

Antalya kampında sakatlanan bir diÄŸer oyuncu Nobre’nin de saÄŸ dizinde ödem tespit edildiÄŸi ve tedavisinin sürdüğü açıklanırken, Brezilyalı futbolcunun Denizlispor maçında forma giyme ÅŸansının yüksek olduÄŸu açıklandı.

Bu arada Denizli’nin “AnlaÅŸmak üzereyiz” dediÄŸi Kocaelisporlu Semavi Özgür için bazı yöneticilerin “Semavi BeÅŸiktaÅŸ’ta oynayacak bir futbolcu deÄŸil” diyerek transfere karşı çıktıkları belirtildi.

BaÅŸkan Yıldırım Demirören ise Semavi transferine “Yönetim içinde herkesin görüşüne saygı duyarım ama ÅŸunu da unutmayın ki bu takımı Mustafa Denizli sahaya çıkartıyor ve hocamızın istediÄŸi isimleri takıma katmak da bizim görevimiz” ÅŸeklinde yorum getirdi.

Kaka Madrid`e gidebilir

Fatih Terim Viyana`ya gidiyor

Çakar ve Toroğlu şimdi yandı!

Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanı Zahid Akman, Kulüpler Birliği ve Federasyonun isteği üzerine radikal kararlar aldı.

Televizyonda hakemleri ve futbolcuları sert ÅŸekilde eleÅŸtiren, Argo benzetmeler, hakemlere ettikleri hakaretlerle sık sık gündeme gelen spor yorumcularına RTÜK’ten kısıtlama geldi. Artık 2. devre spor programlarından hakemlere hakaret etmek, argo dil kullanmak ve komplo teorilerini gerçek gibi anlatmaya ağır ceza geliyor.

GeçtiÄŸimiz pazar günü Çengelköy İskele Balık Restoranı ilginç bir öğle yemeÄŸine evsahipliÄŸi yaptı.. RTÜK BaÅŸkanı Zahid Akman, Kulüpler BirliÄŸi BaÅŸkanı Aziz Yıldırım, Federasyon BaÅŸkanı Mahmut Özgener ile 2. baÅŸkanı Lütfi ArıboÄŸan, Digitürk Genel Müdürü Ertan Özerdem ve Lig TV Genel Müdürü Åžansal Büyüka’nın katıldığı kapalı devre toplantıda sezonun ikinci devresindeki TV programlarında ne tür düzenlemeler yapılması gerektiÄŸi masaya yatırıldı..

Aslında bu iÅŸin baÅŸlangıcı, ilk yarı sonunda MHK’nin federasyona yaptığı baÅŸvuru oldu.. Hakemler “TV yorumcuları bizi çok ağır eleÅŸtiriyor.. Bundan olumsuz etkiliyoruz” deyince federasyon ve Kulüpler BirliÄŸi, “Gerekirse hatalı pozisyonların görüntüleri TV’de yayınlanmasın” noktasına kadar geldiler.. Yayıncı kuruluÅŸ Lig TV bu fikre karşı çıkarak “Rekabet Kurulu buna izin vermez.. Naklen yayında yer alan her görüntüyü, diÄŸer kanallara dağıtmamız gerekir” ÅŸeklinde çıkış yaptı.. 3 hafta önce RTÜK BaÅŸkanı dışında aynı ekip federasyon binasında konuyu enine boyuna tartışmıştı.. Pazar günü de yapılacak deÄŸiÅŸiklikler için ilk kararlar alındı..

Zahid Akman, “tartışmalı hakem görüntülerinin” yayınlanmasını engelleyecek herhangi bir kanun maddesinin bulunmadığını söyleyip, bunun yerine RTÜK’ün 3 konuda çok kararlı bir tutum sergileyeceÄŸinin garantisini verdi:

1. Argo konuÅŸmalar, 2. Komplo teorileri, 3. Ekranda kavga..

Yeni düzenlemeye göre, spor programlarında ÅŸov amaçlı tartışmalar yapılması, doÄŸruluÄŸu test edilmemiÅŸ olayların gerçekte varmış gibi yansıtılması ve argo dil kullanılması halinde önce TV’deki spor programlarına uyarı gelecek, tekrarı halinde iÅŸ ekran karartmaya kadar gidecek..

Cuma günü TV yöneticilerini toplantıya çağıracak olan Akman, kanallara ÅŸu tebligatı yapacak: “Hakem tartışılabilir.. Ama dakikalarca bunun uzatılması, ”Ben o hakemin lisansını yırtarım“, ”Hakemin gözüne gözlük“, ”O hakem adam deÄŸil“ ÅŸeklindeki ifade tarzları kesinlikle yasak olacak.. EleÅŸtiri serbest ama futbolun marka deÄŸerini düşürecek kiÅŸisel hakaretler ağır ÅŸekilde cezalandırılacak..” Son yıllarda müthiÅŸ bir kirlenme yaÅŸayan spor ekranının yeni düzenlemelerle nasıl bir forma gireceÄŸi ise merak konusu..changeTarget(document.getElementById(”news_content”))

G.Saray`dan Kanaltürk`e Boykot!

Çakar ve Erman Toroğlu yandı!

Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanı Zahid Akman, Kulüpler Birliği ve Federasyonun isteği üzerine radikal kararlar aldı.

Televizyonda hakemleri ve futbolcuları sert ÅŸekilde eleÅŸtiren, Argo benzetmeler, hakemlere ettikleri hakaretlerle sık sık gündeme gelen spor yorumcularına RTÜK’ten kısıtlama geldi. Artık 2. devre spor programlarından hakemlere hakaret etmek, argo dil kullanmak ve komplo teorilerini gerçek gibi anlatmaya ağır ceza geliyor.

GeçtiÄŸimiz pazar günü Çengelköy İskele Balık Restoranı ilginç bir öğle yemeÄŸine evsahipliÄŸi yaptı.. RTÜK BaÅŸkanı Zahid Akman, Kulüpler BirliÄŸi BaÅŸkanı Aziz Yıldırım, Federasyon BaÅŸkanı Mahmut Özgener ile 2. baÅŸkanı Lütfi ArıboÄŸan, Digitürk Genel Müdürü Ertan Özerdem ve Lig TV Genel Müdürü Åžansal Büyüka’nın katıldığı kapalı devre toplantıda sezonun ikinci devresindeki TV programlarında ne tür düzenlemeler yapılması gerektiÄŸi masaya yatırıldı..

Aslında bu iÅŸin baÅŸlangıcı, ilk yarı sonunda MHK’nin federasyona yaptığı baÅŸvuru oldu.. Hakemler “TV yorumcuları bizi çok ağır eleÅŸtiriyor.. Bundan olumsuz etkiliyoruz” deyince federasyon ve Kulüpler BirliÄŸi, “Gerekirse hatalı pozisyonların görüntüleri TV’de yayınlanmasın” noktasına kadar geldiler.. Yayıncı kuruluÅŸ Lig TV bu fikre karşı çıkarak “Rekabet Kurulu buna izin vermez.. Naklen yayında yer alan her görüntüyü, diÄŸer kanallara dağıtmamız gerekir” ÅŸeklinde çıkış yaptı.. 3 hafta önce RTÜK BaÅŸkanı dışında aynı ekip federasyon binasında konuyu enine boyuna tartışmıştı.. Pazar günü de yapılacak deÄŸiÅŸiklikler için ilk kararlar alındı..

Zahid Akman, “tartışmalı hakem görüntülerinin” yayınlanmasını engelleyecek herhangi bir kanun maddesinin bulunmadığını söyleyip, bunun yerine RTÜK’ün 3 konuda çok kararlı bir tutum sergileyeceÄŸinin garantisini verdi:

1. Argo konuÅŸmalar, 2. Komplo teorileri, 3. Ekranda kavga..

Yeni düzenlemeye göre, spor programlarında ÅŸov amaçlı tartışmalar yapılması, doÄŸruluÄŸu test edilmemiÅŸ olayların gerçekte varmış gibi yansıtılması ve argo dil kullanılması halinde önce TV’deki spor programlarına uyarı gelecek, tekrarı halinde iÅŸ ekran karartmaya kadar gidecek..

Cuma günü TV yöneticilerini toplantıya çağıracak olan Akman, kanallara ÅŸu tebligatı yapacak: “Hakem tartışılabilir.. Ama dakikalarca bunun uzatılması, ”Ben o hakemin lisansını yırtarım“, ”Hakemin gözüne gözlük“, ”O hakem adam deÄŸil“ ÅŸeklindeki ifade tarzları kesinlikle yasak olacak.. EleÅŸtiri serbest ama futbolun marka deÄŸerini düşürecek kiÅŸisel hakaretler ağır ÅŸekilde cezalandırılacak..” Son yıllarda müthiÅŸ bir kirlenme yaÅŸayan spor ekranının yeni düzenlemelerle nasıl bir forma gireceÄŸi ise merak konusu..changeTarget(document.getElementById(”news_content”))

Çakar hakemlere savaş açtı

Dereli’nin, Medya mensupları üzerlerinde tuttukları takımın formalarıyla yazı yazmasınlar sözüne, Ahmet Çakar savaÅŸ açtı.

Faal Hakemler DerneÄŸi BaÅŸkanı Selçuk Dereli’nin “Medya mensupları üzerlerinde tuttukları takımın formalarıyla yazı yazmasınlar.” sözüne tepki gösteren Sabah yazarı Ahmet Çakar, hakemlere demediÄŸini bırakmadı. Çakar, Hakemler Çıplak baÅŸlıklı yazısında bakın neler söylüyor…

Türk futbolunda tüm sorunlar bitmiÅŸ, sıra üzerinde forması olan yazarlara gelmiÅŸ. Türkiye’de elit birçok spor yazarının, bırakın tuttuÄŸu takımı kollayarak yazı yazmalarını, zaman zaman o takımların haklarını bile yediklerine ÅŸahit olmuÅŸuzdur.
Hakemlerimiz gerçekten ÅŸaÅŸkın. Siz önce adam gibi maç yönetin. Siz önce 10 yıldır bir Åžampiyonlar Ligi maçı bile niye alamadığınızın yanıtını bulun. Lüksemburg hakemliÄŸi kadar olamadınız. U-16 ya da ön eleme maçı yönettiÄŸinizde sanıyorsunuz ki Avrupa’da gelecek sizi bekliyor. Ondan sonra da, atınca mangalda kül bırakmıyorsunuz.
Gelelim Dereli’ye. Kendisine soruyorum: Yönetiminde bulunan ve hakemlikleri bitirilen bazı meslektaÅŸlarına niye sahip çıkamadın? Mesela Bülent Demirlek, Vedat Yüksel niye camiadan kovuldular? Hesap sorabildin mi? Ben söyleyeyim: Çünkü onlar MHK tarafından geçmiÅŸte yaÅŸadıkları tuhaf iliÅŸkilerden dolayı iÅŸten el çektirildiler.
Peki bunların geçmişte tuhaf ilişkileri vardı da, sen niye onlarla birlikte yola çıktın?
Neresinden bakarsan bak, ilkesizlik, eyyamcılık diz boyu.

HEP GÜÇLÜNÜN YANINDASINIZ
Ey hakemler! Ben size “Federasyon baÅŸkanları tarafından aÄŸzınıza verilen emzikleri çıkarın” diyor muyum? Hangi baÅŸkan gelse onun kayığına biniyorsunuz.
Ey FIFA hakemleri! Daha düne kadar Sabri Çelik ve Muhittin BoÅŸat’ı gördüğünüzde el pençe divan dururdunuz. Onlarla birkaç dakika konuÅŸmak sizleri orgazmdan fazla mutlu ederdi. Ama 2008′in sonlarında Futbol Federasyonu eski BaÅŸkanı Haluk Ulusoy ile yedikleri yemekten sonra camiadan aforoz edilmelerine sesiniz çıkmıyor. Niye onlar için masaya yumruÄŸunuzu vuramıyorsunuz? Çünkü yüreÄŸiniz yetmiyor. Hep kuvvetlinin yanındasınız.
Eski hakemlere demediÄŸinizi bırakmadınız. Baktınız olmuyor; spor yazarlarına bulaÅŸtınız. O da olmazsa, bulaÅŸacak bir ÅŸeyler bulursunuz. Åžunu desenize: “Bizler Avrupa’nın en kötü ve en kalitesiz hakemleriyiz. Ne UEFA ne de FIFA bize zerre kadar güveniyor. 10 yıldır ne bir Åžampiyonlar Ligi maçı ne de üst düzey bir turnuva maçı yönetemiyoruz.”
İkinci yarı zor geçecek. 4-5 takım şampiyonluğa oynuyor. Puanlar sıkışık. Siz bu kafayla daha çok basın toplantıları yaparsınız. Aslında aynaya bakın ve ne kadar çıplak olduğunuzun farkına varın.

Yazarlarlardan F.Bahçe analizi

Kupada 12. puanını alın F.Bahçe Eskişehirspor karşısında sergilediği rahat ve güzel futbolla spor yazarlarından övgü aldı.

Ligin ilk yarısında kötü performans sergileyen futbolcuların daha istekli olması F.Bahçe’nin devre arasını iyi deÄŸerlendirdiÄŸine iÅŸaret ederken, spor yazarları lig öncesi sarı-lacivertli takımın aldığı sonuçlarla moral depoladığı yorumlarını yapıyor.

Selçuk Yula (Takvim): Kolay Maç Oldu

Fenerbahçe kupada bir üst turu garantilemiÅŸ olmasına raÄŸmen, dün akÅŸam sahaya tam takım çıktı. Çok açık ÅŸekilde belli ki teknik direktör Luis Aragones Trabzon maçının provasını yaptı. Yalnız ÅŸunu söyleyelim ki maç 11′e 11 devam ederken bu prova son derece kötü bir hal aldı. Daha ilk 10 dakikada EskiÅŸehir’in 2-0 öne geçmesi içten bile deÄŸildi. Bu dakikalarda Serdar’ın direkten dönen, Batuhan’ın ise boÅŸ kale yerine auta giden toplarını izledik. Sarı-Lacivertileler ise rakip kaleye ilk defa 15. dakikada Alex’in ÅŸutuyla geldi.

Bu arada herkes Fenerbahçe’nin Kadıköy’de Güiza’yla tek forvet, EskiÅŸehir’in ise Batuhan ve Youla’yla çift forvet oynadığından bahsetmeye baÅŸladı.

Güiza yine her zamanki gibi çok koşuyor, istediği topları alamıyor, ileride tek başına yaptığı prese kimse katılmıyor, adama resmen ortada sıçan oynatıyorlar, arkadaşları seyrediyorlar.

Burada önemli olan çok uzun bir aradan sonra Semih’in formasına kavuÅŸmasıydı. Bizler de kendisini özlemiÅŸiz. Umarım bundan sonra baÅŸka sakatlıklar yaÅŸamaz. Bir de Lugano’dan bahsetmemek olmaz. Yine bıraktığı yerdeydi. Savunmanın sigortası. EskiÅŸehirspor ise iyi bir takım. Devre arası yapılan transferler de hoÅŸuma gitti. Rıza Çalımbay’la birlikte üst sıralara doÄŸru tırmanacaklarını düşünüyorum.

Ziya Şengül (Star): Fener Lig Moralini Kupada Depoladı

Fenerbahçe, Eskişehirspor karşısında maçın ilk dakikalarında oyuna iyi başlayamadı.

Üst üste de rakibine pozisyonlar ikram eden oldu. Daha maçın henüz baÅŸlarında Batuhan boÅŸ kaleye gol kaçırırken, Serdar’ın da kafa ÅŸutu kale direÄŸinden dışarı gitti. Bununla da bitmedi. Youla’nın ofsayt nedeniyle sayılmayan bir golü vardı ki, bana göre bu ofsayt deÄŸil, bal gibi goldü. Güiza’nın çok güzel bir gol pasını Alex de aynı güzellikte aÄŸlara gönderdi ve devre bu ÅŸekilde bitti.

Güiza’yı sadece bu dakikada gol pası veren olarak gördük. Oyunun içinde sürekli gol kaçıran ve haybeye koÅŸan adamdı. Deivid’in kafa golü ise Fenerbahçe’yi çok daha rahatlattı. Ve de bu rahatlama Fenerbahçe’nin oyununa da yansıdı.

Fenerbahçe takım olarak arzulu gözüktü. Özellikle Alex istekliydi. Emre de ona yakın görüntü verirken; Eskişehirspor kaçırdığı gollere yansın, Fenerbahçe de rahat rahat aldığı 3 puanın keyfini yaşasın diyoruz.

Ve ligin baÅŸlamasına sayılı günler kalırken Fenerbahçe, Fortis Türkiye Kupası’nda EskiÅŸehirspor’u bu ÅŸekilde yenerek lig öncesinde olabildiÄŸince iyi bir moral de yakalamış oldu…

Hakan Yaşar (Vatan): Yüzde 20 Aragones

Bazen bu oyunda tanrılara forma vermen gerekir. Mesela dünkü ilk 22 dakikada olduÄŸu gibi… EskiÅŸehir’in 4 tane pozisyonu var. Birinde direk, birinde Batuhan, birinde Babacan, birinde yardımcı Asım Yusuf Öz (Youla’nın bal gibi golünü yedi) hakiki Fener formalıydı. EskiÅŸehir’in Kadıköy’de 4 net pozisyona girmesi çarpıcı…

Böylece ÅŸunu gördük. AyaÄŸa oynayan, pivot-hızlı çift forvetli takımlara karşı F.Bahçe, tek ön libero-çok Alex’li yaratıcı onbiriyle zorlanıyor. Trabzon da bu model takım. Oyunun sıkıntılı geçen bu bölümü ‘Ekselans’ Aragones’in kulağına küpe olmalı…

Alex’in iÅŸtahını iki hafta önce ‘Çoktan kalmış’ diye yorumlamıştım. Bu daha da pekiÅŸti dün. Güiza’nın attığı dikine muhteÅŸem asistin güzelliÄŸi kadar onun 2.02′lik İvesa’ya attığı derslik çalım (Lig maçında aynı pozisyonda düşürüp kırmızı gördü, psikolojik olarak etkilenmiÅŸ de olabilir) gecenin en güzel, en hoÅŸ enstantanesiydi.

F.Bahçe daha farklı oynuyor artık. Mesela Edu-Lugano’nun öne çıkıp alan daraltması, dikine oyun anlayışı önemli artılar. Youla-Batuhan ofsayt rekoru (11) kırdıysa bu onların defosu kadar o ikilinin de baÅŸarısı.

Bana göre takım Aragones’e deÄŸil, Aragones takıma uyum saÄŸladı. Selçuk sakatlanınca Deniz’i alması bile belli başına bir belge! Özetle, ‘En iyi hazırlık maç oynamaktır’ teziyle aslardan kurulu 11′ini destekliyorum Aragones’in.. Ve Antalya’daki seminerde Fatih Terim, ‘Yüzdeyle ölçülmez’, Fabio Capello ‘Yüzde 20′dir’ demiÅŸti teknik direktörün takıma katkısı için… Artık Luis Aragones’in o yüzdesini görüyoruz!

Müthiş serinin bence ana fikri budur.

Ogün Altıparmak (Yeni Şafak): Olumlu Gidiş

Fortis Türkiye Kupası’nda tur atlamayı daha önce garantileyen Fenerbahçe, ligin yeni takımı EskiÅŸehirspor’a karşı rakibi 10 kiÅŸi kaldıktan sonra rahat bir futbol oynadı. Çok gol pozisyonuna girmesine raÄŸmen oyunu ciddiye almadığı için fazla gol atamadı ama olumlu sinyaller verdi. Bu olumlu sinyallerin içinde ilki kaleci Volkan Babacan’dan geldi. Volkan dört dörtlük bir kaleci olma yolunda bütün sporseverlere müjde verdi ve istikbalin en iyi kalecilerinden birisi olacağını gösterdi. İnÅŸallah çalışması böyle devam eder.

İkinci olumlu görüntü de, Emre’nin orta saha göbeÄŸindeki etkili futboluydu. YavaÅŸ yavaÅŸ Emre eski görüntüsüne kavuÅŸuyor. Yine olumlu görüntülerden bir tanesi göbekte Emre ile beraber oynayan Selçuk ve sakatlanınca onun yerine giren Deniz’in performanslarıydı.

Güiza, yine golcü santrfor hüviyetinde deÄŸildi ama attırdığı birinci gol pasıyla temayüz etti. İki tane daha gollük pasında arkadaÅŸları gol yapamadı. Ancak Fenerbahçe seyircisinin Güiza’dan beklentisi gol pası deÄŸil gol atması.

Kaptan Alex hem attığı golle hem de verdiÄŸi paslarla yine iyi bir görüntü çizdi. Fenerbahçe artık önümüzdeki hafta ligde Trabzon ile oynayacağı maça odaklanmalı. Lig fikstürüne göre Fenerbahçe oynayacağı ilk altı maçta puan kaptırmazsa ÅŸampiyonluÄŸun en kuvvetli adayı olur. Dün akÅŸamki maçta diÄŸer takımlara nazaran yine Fenerbahçe seyircisi takımını yalnız bırakmadı ve 90 dakika müsabakayı takımla beraber yaÅŸadı. EskiÅŸehirspor’a gelince, yeni transferleriyle ligde kalma ÅŸansını artıracak gibi görüntü verdi.

Deniz Gökçe (Akşam): Eskişehir 15 Dakika Vardı

Bilindiği gibi Türkiye liglerinde ocak ayı ilk bölümde başarılı olamayan takımların toparlanma fırsatıdır. Ligin şampiyonu da büyük çapta şubat ve mart aylarındaki performanslarla belirlenir.

Fenerbahçe kupada ilk üç maçını kazandığı için hiçbir riski yoktu. Buna karşılık; Eskişehir muhakkak kazanması gereken bir maçı oynuyordu. Eskişehir kazanamazsa Bursaspor yukarı gidecekti.

Maçın ilk 15 dakikasında Fenerbahçe rahat, endiÅŸesiz bir antrenman maçı oynuyor gibiydi. EskiÅŸehir ise her topa saldırıyor ve Fenerbahçe kalesine yüklenmeye çalışıyordu. Ellerine iki tane de fırsat geldi. 5. dakikada serseri bir topta Serdar’ın vurduÄŸu kafa Fenerbahçe üst direÄŸinden geri dönüyordu.

Ve 26. dakikada maçın sonucunu esas belirleyen faktör gündeme geldi. Gökhan saÄŸdan gitti, EskiÅŸehir’deki Emre Özkan’ı geçti, Emre’nin kasti olmasa da ayağı Gökhan’a takıldı, hakem de bariz gol ÅŸansı olarak deÄŸerlendirdi ve EskiÅŸehir 10 kiÅŸi kaldı. Bu 10 kiÅŸi kalmanın sersemliÄŸinin geçmesine iki dakika bile fırsat kalmadan Fenerbahçe’nin kadro farkı ortaya çıktı.

52. dakikada ise Alex’in attığı kornere Deivid’in vurduÄŸu kafa maçı 2-0 yapıyordu. Deivid kafayı vururken onu marke eden iki kiÅŸiye raÄŸmen golü atmıştı ve top eÄŸer Deivid’in kafasıyla gol almasa ve sol tarafa geçse orada da iki tane Fenerbahçeli vardı. Yani EskiÅŸerspor artık maça konsantre deÄŸildi. 87′de ise Roberto Carlos maçın skorunu belirledi.  Maçta en keyif veren olay ise Semih’in Güiza’nın yerine oyuna girmesiydi. Fenerbahçe eÄŸer kupada ve ligde baÅŸarılı olacaksa, Semih’in gollerine ihtiyacı var. Maçın iyi oynayan oyuncularına gelince; EskiÅŸehir savunmasının sol kanadını felç eden Gökhan ve devre arası olmasına raÄŸmen çok koÅŸan UÄŸur Boral’dan bahsetmek gerek.

Yazarlar Fenerbahçe için ne yazdı?

Kupada 12. puanını alın F.Bahçe Eskişehirspor karşısında sergilediği rahat ve güzel futbolla spor yazarlarından övgü aldı.

Ligin ilk yarısında kötü performans sergileyen futbolcuların daha istekli olması F.Bahçe’nin devre arasını iyi deÄŸerlendirdiÄŸine iÅŸaret ederken, spor yazarları lig öncesi sarı-lacivertli takımın aldığı sonuçlarla moral depoladığı yorumlarını yapıyor.

Selçuk Yula (Takvim): Kolay Maç Oldu

Fenerbahçe kupada bir üst turu garantilemiÅŸ olmasına raÄŸmen, dün akÅŸam sahaya tam takım çıktı. Çok açık ÅŸekilde belli ki teknik direktör Luis Aragones Trabzon maçının provasını yaptı. Yalnız ÅŸunu söyleyelim ki maç 11′e 11 devam ederken bu prova son derece kötü bir hal aldı. Daha ilk 10 dakikada EskiÅŸehir’in 2-0 öne geçmesi içten bile deÄŸildi. Bu dakikalarda Serdar’ın direkten dönen, Batuhan’ın ise boÅŸ kale yerine auta giden toplarını izledik. Sarı-Lacivertileler ise rakip kaleye ilk defa 15. dakikada Alex’in ÅŸutuyla geldi.

Bu arada herkes Fenerbahçe’nin Kadıköy’de Güiza’yla tek forvet, EskiÅŸehir’in ise Batuhan ve Youla’yla çift forvet oynadığından bahsetmeye baÅŸladı.

Güiza yine her zamanki gibi çok koşuyor, istediği topları alamıyor, ileride tek başına yaptığı prese kimse katılmıyor, adama resmen ortada sıçan oynatıyorlar, arkadaşları seyrediyorlar.

Burada önemli olan çok uzun bir aradan sonra Semih’in formasına kavuÅŸmasıydı. Bizler de kendisini özlemiÅŸiz. Umarım bundan sonra baÅŸka sakatlıklar yaÅŸamaz. Bir de Lugano’dan bahsetmemek olmaz. Yine bıraktığı yerdeydi. Savunmanın sigortası. EskiÅŸehirspor ise iyi bir takım. Devre arası yapılan transferler de hoÅŸuma gitti. Rıza Çalımbay’la birlikte üst sıralara doÄŸru tırmanacaklarını düşünüyorum.

Ziya Şengül (Star): Fener Lig Moralini Kupada Depoladı

Fenerbahçe, Eskişehirspor karşısında maçın ilk dakikalarında oyuna iyi başlayamadı.

Üst üste de rakibine pozisyonlar ikram eden oldu. Daha maçın henüz baÅŸlarında Batuhan boÅŸ kaleye gol kaçırırken, Serdar’ın da kafa ÅŸutu kale direÄŸinden dışarı gitti. Bununla da bitmedi. Youla’nın ofsayt nedeniyle sayılmayan bir golü vardı ki, bana göre bu ofsayt deÄŸil, bal gibi goldü. Güiza’nın çok güzel bir gol pasını Alex de aynı güzellikte aÄŸlara gönderdi ve devre bu ÅŸekilde bitti.

Güiza’yı sadece bu dakikada gol pası veren olarak gördük. Oyunun içinde sürekli gol kaçıran ve haybeye koÅŸan adamdı. Deivid’in kafa golü ise Fenerbahçe’yi çok daha rahatlattı. Ve de bu rahatlama Fenerbahçe’nin oyununa da yansıdı.

Fenerbahçe takım olarak arzulu gözüktü. Özellikle Alex istekliydi. Emre de ona yakın görüntü verirken; Eskişehirspor kaçırdığı gollere yansın, Fenerbahçe de rahat rahat aldığı 3 puanın keyfini yaşasın diyoruz.

Ve ligin baÅŸlamasına sayılı günler kalırken Fenerbahçe, Fortis Türkiye Kupası’nda EskiÅŸehirspor’u bu ÅŸekilde yenerek lig öncesinde olabildiÄŸince iyi bir moral de yakalamış oldu…

Hakan Yaşar (Vatan): Yüzde 20 Aragones

Bazen bu oyunda tanrılara forma vermen gerekir. Mesela dünkü ilk 22 dakikada olduÄŸu gibi… EskiÅŸehir’in 4 tane pozisyonu var. Birinde direk, birinde Batuhan, birinde Babacan, birinde yardımcı Asım Yusuf Öz (Youla’nın bal gibi golünü yedi) hakiki Fener formalıydı. EskiÅŸehir’in Kadıköy’de 4 net pozisyona girmesi çarpıcı…

Böylece ÅŸunu gördük. AyaÄŸa oynayan, pivot-hızlı çift forvetli takımlara karşı F.Bahçe, tek ön libero-çok Alex’li yaratıcı onbiriyle zorlanıyor. Trabzon da bu model takım. Oyunun sıkıntılı geçen bu bölümü ‘Ekselans’ Aragones’in kulağına küpe olmalı…

Alex’in iÅŸtahını iki hafta önce ‘Çoktan kalmış’ diye yorumlamıştım. Bu daha da pekiÅŸti dün. Güiza’nın attığı dikine muhteÅŸem asistin güzelliÄŸi kadar onun 2.02′lik İvesa’ya attığı derslik çalım (Lig maçında aynı pozisyonda düşürüp kırmızı gördü, psikolojik olarak etkilenmiÅŸ de olabilir) gecenin en güzel, en hoÅŸ enstantanesiydi.

F.Bahçe daha farklı oynuyor artık. Mesela Edu-Lugano’nun öne çıkıp alan daraltması, dikine oyun anlayışı önemli artılar. Youla-Batuhan ofsayt rekoru (11) kırdıysa bu onların defosu kadar o ikilinin de baÅŸarısı.

Bana göre takım Aragones’e deÄŸil, Aragones takıma uyum saÄŸladı. Selçuk sakatlanınca Deniz’i alması bile belli başına bir belge! Özetle, ‘En iyi hazırlık maç oynamaktır’ teziyle aslardan kurulu 11′ini destekliyorum Aragones’in.. Ve Antalya’daki seminerde Fatih Terim, ‘Yüzdeyle ölçülmez’, Fabio Capello ‘Yüzde 20′dir’ demiÅŸti teknik direktörün takıma katkısı için… Artık Luis Aragones’in o yüzdesini görüyoruz!

Müthiş serinin bence ana fikri budur.

Ogün Altıparmak (Yeni Şafak): Olumlu Gidiş

Fortis Türkiye Kupası’nda tur atlamayı daha önce garantileyen Fenerbahçe, ligin yeni takımı EskiÅŸehirspor’a karşı rakibi 10 kiÅŸi kaldıktan sonra rahat bir futbol oynadı. Çok gol pozisyonuna girmesine raÄŸmen oyunu ciddiye almadığı için fazla gol atamadı ama olumlu sinyaller verdi. Bu olumlu sinyallerin içinde ilki kaleci Volkan Babacan’dan geldi. Volkan dört dörtlük bir kaleci olma yolunda bütün sporseverlere müjde verdi ve istikbalin en iyi kalecilerinden birisi olacağını gösterdi. İnÅŸallah çalışması böyle devam eder.

İkinci olumlu görüntü de, Emre’nin orta saha göbeÄŸindeki etkili futboluydu. YavaÅŸ yavaÅŸ Emre eski görüntüsüne kavuÅŸuyor. Yine olumlu görüntülerden bir tanesi göbekte Emre ile beraber oynayan Selçuk ve sakatlanınca onun yerine giren Deniz’in performanslarıydı.

Güiza, yine golcü santrfor hüviyetinde deÄŸildi ama attırdığı birinci gol pasıyla temayüz etti. İki tane daha gollük pasında arkadaÅŸları gol yapamadı. Ancak Fenerbahçe seyircisinin Güiza’dan beklentisi gol pası deÄŸil gol atması.

Kaptan Alex hem attığı golle hem de verdiÄŸi paslarla yine iyi bir görüntü çizdi. Fenerbahçe artık önümüzdeki hafta ligde Trabzon ile oynayacağı maça odaklanmalı. Lig fikstürüne göre Fenerbahçe oynayacağı ilk altı maçta puan kaptırmazsa ÅŸampiyonluÄŸun en kuvvetli adayı olur. Dün akÅŸamki maçta diÄŸer takımlara nazaran yine Fenerbahçe seyircisi takımını yalnız bırakmadı ve 90 dakika müsabakayı takımla beraber yaÅŸadı. EskiÅŸehirspor’a gelince, yeni transferleriyle ligde kalma ÅŸansını artıracak gibi görüntü verdi.

Deniz Gökçe (Akşam): Eskişehir 15 Dakika Vardı

Bilindiği gibi Türkiye liglerinde ocak ayı ilk bölümde başarılı olamayan takımların toparlanma fırsatıdır. Ligin şampiyonu da büyük çapta şubat ve mart aylarındaki performanslarla belirlenir.

Fenerbahçe kupada ilk üç maçını kazandığı için hiçbir riski yoktu. Buna karşılık; Eskişehir muhakkak kazanması gereken bir maçı oynuyordu. Eskişehir kazanamazsa Bursaspor yukarı gidecekti.

Maçın ilk 15 dakikasında Fenerbahçe rahat, endiÅŸesiz bir antrenman maçı oynuyor gibiydi. EskiÅŸehir ise her topa saldırıyor ve Fenerbahçe kalesine yüklenmeye çalışıyordu. Ellerine iki tane de fırsat geldi. 5. dakikada serseri bir topta Serdar’ın vurduÄŸu kafa Fenerbahçe üst direÄŸinden geri dönüyordu.

Ve 26. dakikada maçın sonucunu esas belirleyen faktör gündeme geldi. Gökhan saÄŸdan gitti, EskiÅŸehir’deki Emre Özkan’ı geçti, Emre’nin kasti olmasa da ayağı Gökhan’a takıldı, hakem de bariz gol ÅŸansı olarak deÄŸerlendirdi ve EskiÅŸehir 10 kiÅŸi kaldı. Bu 10 kiÅŸi kalmanın sersemliÄŸinin geçmesine iki dakika bile fırsat kalmadan Fenerbahçe’nin kadro farkı ortaya çıktı.

52. dakikada ise Alex’in attığı kornere Deivid’in vurduÄŸu kafa maçı 2-0 yapıyordu. Deivid kafayı vururken onu marke eden iki kiÅŸiye raÄŸmen golü atmıştı ve top eÄŸer Deivid’in kafasıyla gol almasa ve sol tarafa geçse orada da iki tane Fenerbahçeli vardı. Yani EskiÅŸerspor artık maça konsantre deÄŸildi. 87′de ise Roberto Carlos maçın skorunu belirledi.  Maçta en keyif veren olay ise Semih’in Güiza’nın yerine oyuna girmesiydi. Fenerbahçe eÄŸer kupada ve ligde baÅŸarılı olacaksa, Semih’in gollerine ihtiyacı var. Maçın iyi oynayan oyuncularına gelince; EskiÅŸehir savunmasının sol kanadını felç eden Gökhan ve devre arası olmasına raÄŸmen çok koÅŸan UÄŸur Boral’dan bahsetmek gerek.

Yazarlardan Galatasaray analizi

G.Saray 4-2’lik skorla Malatyaspor’u Ali Sami Yen’de yenerek lider oldu ve Kupada çeyrek finale çıkmayı garantiledi. Yazar yorumları:

Grupta hiç puanı olmayan Malatyaspor’u 4-2′lik skorla deviren ve grup lideri olarak kupada çeyrek finale çıkmayı garantileyen G.Saray’ın sahaya koyduÄŸu futbolu spor yazarları olumlu sözcüklerle eleÅŸtirdi. Yorumlar şöyle:

Osman Tanburacı (Yeni Åžafak): Daha İyisi Malatya’da Kayısı

Malatya’nın hocası Hamza ne de olsa Galatasaray’ın rahle-i tedrisinden geçmiÅŸ… Takımına pozitif futbol oynatıyor. Ancak bu kadar açık oynarsan iki takım arasındaki fark da sonuca yansır. Öyle oldu seyirci gole doydu.

Skibbe umulan gibi yedeklerden oluÅŸan bir kadro çıkarmadı. Ben de Aydın’ı göz hapsine aldım. Bu çocuktan çok ümitliyim. Stili, futbol anlayışı, rakibi geçiÅŸleri çok hoÅŸuma gidiyor. Lincoln’ü maçın kolaylığına raÄŸmen hırslı ve oynama arzusu içinde buldum. Öyle ki düşüyor kalkıyor sorun etmiyor. Pasları yine seyir zevki veriyor, dalışları adam geçiÅŸleri ÅŸiirsel. Doyumsuz bir güzellik. Lincoln ve Arda Galatasaray’ın oyununa renk katıyor.

Önce Emre Güngör arkasından Malatyalı Güngör ayıp ettiler. Böyle güzel bir maçta arka arkaya çift sarı kart görmeye ne gerek vardı. Hele Emre Güngör! Oyuna ikinci yarı girdi 11 dakika içinde kendini attırdı!

Takım yine duran toptan iki gol yedi. Hem de rakip savunma oyuncularından. Olmaz! Rakip bu kadar boş bırakılmaz. Servet ve Meira yoksa tehlike var demek! Celil bile tek başına Galatasaray savunmasının başına dert oldu.

Karşılıklı goller güzel ama Galatasaray’ın savunması kevgir!

Hakan Ünsal (Star): Kalite Farkıyla

Galatasaray grubundaki 2. Lig takımlarından Malatya ile yaptığı maç ilkine benzer baÅŸladı. Galatasaraylı oyuncuların ikili mücadelelerde çekingen olmaları, bunun yanında Malatyalılar’ın istekli ve hırslı oluÅŸu zaman zaman problem oldu. Galatasaray belki de yürüyerek diyeceÄŸimiz bir tempoda bile pozisyonlar buldu. Malatya, Altay’a nazaran daha zayıf ve direnci düşük bir takım. Aydın’la gelen gol maçı daha 17. dakikada bitirdi. Tabi aradaki büyük kalite farkı sonucu kaçınılmaz kıldı.

Emre Güngör uzun zaman oynamamanın verdiÄŸi dezavantajla müdahalelerde zamanlama hatası yaptı. Ama asıl hatası sarı kartı olduÄŸu halde riskli toplara girmesi idi. M.Topal yine takımın en çok koÅŸan ismiydi. Malatya uzun bir aradan sonra A.Sami Yen’e çıkarak anıları tazeledi ve nostalji yaptı. Ama asıl nostaljiyi Celil’le yaÅŸadık. O kendine has bildiÄŸimiz makas hareketi ile topu kaldırıp pas vermesi bizi bir 10 yıl geriye götürdü. DiÄŸer taraftan 10 yıl geriye giden Malatya olmuÅŸ!

Ahmet Çakır (Zaman): Geceyi Isıtmayan Goller…

Muhabir arkadaÅŸlarımız bu maçlarla ilgili ön haberleri yaparken galiba çok ÅŸakacı bir anlayış içinde oluyorlar. ÖrneÄŸin, hemen tüm gazetelerde Galatasaray’ın bu karşılaÅŸmaya gençlerle çıkacağı yazılmıştı ama öyle bir ÅŸey yoktu.

Ayrıca, Sivasspor maçında oynayamayacak olan Meira’nın bu karşılaÅŸmada yer almayacağı belirtilmiÅŸti; öyle bir ÅŸey de olmadı. Daha önce Altay maçıyla ilgili bu tür deÄŸerlendirmelerin de hemen hiçbirinin isabetli çıkmadığı unutulacak kadar uzakta deÄŸil.

HaberciliÄŸin ve muhabirliÄŸin çoktan öldüğünü biliyoruz da hiç deÄŸilse bazı tahminlerin tutmasını bekliyoruz; o da olmuyor…

Galatasaray hiçbir ÅŸey oynamadan soyunma odasına iki farklı üstünlüğü bulmuÅŸ olarak gitti. BoÅŸ kaleye de olsa Aydın Yılmaz’ın gol atmış olması, Ümit Karan’ın da aynı iÅŸi becermesi tribünleri canlandıracak iki hareketti.

İkinci yarıda Meira-Emre Güngör deÄŸiÅŸikliÄŸi en beklenen durumdu ancak bu futbolcunun peÅŸpeÅŸe iki sarı kart görüp oyun dışı kalışı hiç beklenmedik bir geliÅŸmeydi. Üstelik sadece bu maç için deÄŸil Sivasspor karşılaÅŸması için de ciddi bir sorun doÄŸurdu. 7-8 adamın artık tamamen maçı bıraktığı ortamda Cim Bom’un gol yemesi de doÄŸaldı. İkincisi ise “Eyvah!” dedirtecek kadar can sıkıcıydı. Servet’siz savunmanın çekeceÄŸi sıkıntı biliniyordu da ‘Bu kadar olur mu!’ dedirteceÄŸi pek düşünülmüyordu.

Bu soÄŸuk gecenin Galatasaray için daha büyük dertler çıkarmadan bitmesi galiba en iyi yanıydı. Tabii Arda, Ayhan ve Sabri’nin çabalarıyla Mehmet Topal’ın varlığının önemini görmezden gelemeyiz.

Böyle bir maçtaki 3 kırmızı kart için gevezelik etmek isteyecekler mutlaka çıkacaktır, sadece onun için söylüyorum: Tolga Özkalfa mükemmel bir maç yönetti. Bütün kararlarında haklıydı.

Gökmen Özdenak (Bugün): Pas Gevezeliği Yetmiyor

Çünkü defans ve orta alanda, pas gevezeliğinin bir anlamı yok. Ülke futbolunda saygın mevkilerde yapılan çok pas gevezeliği, sanki iyi futbol oynanıyormuş gibi prim yapması yanlış. Anlayan zaten net olarak bunu aydınlatmaya çalışıyor ama anlıyormuş gibi yapıp kelime ilüzyonlarıyla futbol taraftarını kandırmalarını da hazmedemiyorum.

G.Saray’ın kalite farkı Malatyaspor’a göre yüksek dememize raÄŸmen, orta alanda Ayhan ve Mehmet Topal’ı oyunun büyük bölümünde takımı organize edebilecek, pres yapıp top çalacak, savunma ve forvet arasındaki iletiÅŸimi saÄŸlayabilecek etkinlikte göremedim.

Tabii burada Arda ve Aydın’ın top kayıplarında orta alana gelmemesi ve kanatlarda kalması da etken oldu. Hazırlık maçı adına iyi bir antrenmandan oldu.

Fener`e dönersen kızımı veririm!

Yusuf Beşiktaş`ı fena yakacak!

Milliyet Gazetesi yazarı Nilay Yılmaz, BeÅŸiktaÅŸ’ın transfer ettiÄŸi Yusuf ÅžimÅŸek ile ilgili ortaya müthiÅŸ bir iddia attı. O yazı:

Milliyet Gazetesi yazarı Nilay Yılmaz’ın, BeÅŸiktaÅŸ’a transfer olan Yusuf ÅžimÅŸek ile ilgili iddiası gündeme bomba gibi düştü. Yılmaz’a göre Yusuf BeÅŸiktaÅŸ’ın başını yakacak. Peki neden? İddianın ayrıntısı Yılmaz’ın yazısında gizli:

Yusuf geldi mi?

Nereden baÅŸlamalı ki bu yazıya…
Mustafa Denizli’nin takımın başına geldiÄŸi zaman dediÄŸi “bu takımın fazlası var, eksiÄŸi yok” cümlesinden mi? Yoksa doÄŸrudan Yusuf ÅžimÅŸek’in transferinden mi?
Geçen hafta Denizli’nin eski göz aÄŸrısı Yusuf ÅžimÅŸek Trabzonspor’a gitti gidiyor derken BeÅŸiktaÅŸ’a transfer oldu.
1975 doÄŸumlu bir futbolcunun 10 numara olarak BeÅŸiktaÅŸ’a transferi birçok insanda ÅŸaÅŸkınlık yarattı… Bir de Yusuf’un Bursaspor’daki harikalar(!) yaratan performansını düşününce bu ÅŸaÅŸkınlık bir kat daha arttı.
16 lig maçının 6’sında oynamayan, 8’inde 90 dakika oynayan, diÄŸer 2 maçta ise toplam 21 dakika forma giyen Yusuf topçuluÄŸunun sonbaharında oldu da bitti maÅŸallah derken, herkesten çok, doÄŸuÅŸtan BeÅŸiktaÅŸlı oldu…
Åžut atmadığını, kafa vuramadığını, vole vuruÅŸu yapamadığını söyleyen Yusuf ÅžimÅŸek Denizlispor’dayken çocukluÄŸundan beri Fenerbahçe’liyken, ÅŸimdi doÄŸuÅŸtan BeÅŸiktaÅŸlı… Çalsın davullar sazlar… Tey tey tey…

Yönetimin başarısı!!!
İşte böylece “sevgili ve saygılı” BeÅŸiktaÅŸ yönetimi, cümle alemi kendine güldürecek, tarihe geçecek bir iÅŸe daha imza attı…
Bursaspor’a 600 bin euro para, Tuna Üzümcü ve Aydın Karabulut’u verdi BeÅŸiktaÅŸ, üstelik bu yılki ücretlerinin tamamını da ödemek ÅŸartıyla (3 yıl içinde 500 bin euro öderse geri alabilecekmiÅŸ Aydın’ı. Gerçi bu satırlar yazılırken Aydın’ı Bursaspor’a gitmeye hâlâ ikna edememiÅŸlerdi). Yusuf’a ise 1.5 yıllık 1 milyon euro…
Yani, habersizce verilen futbolcuları çıkarsan 1 milyon 700 bin euro Yusuf’un BeÅŸiktaÅŸ’a maliyeti…
Ancak!
Bilenler bilir… GeçtiÄŸimiz sezon sonunda askerlik sorunu sebebiyle Yunanistan’ın Skoda Xianthi takımıyla görüşen, hatta bir protokol imzalayan Yusuf’un, transfer ücretinin bir bölümünü de peÅŸin aldığı ortaya çıkmıştı!
Askerlik konusuna iliÅŸkin yeni bir düzenleme getirilince Yusuf tabiî ki aldığı peÅŸinatı geri vererek Türkiye’nin yolunu tuttu, ama Skoda Xianthi yönetimi bu durumu kabul etmeyerek FIFA’ya baÅŸvurdu (Aynen Ersan Martin’de olduÄŸu gibi. Biliyorsunuz, Ersen Martin’in Recreactivo Huelva ile yaptığı sözleÅŸmeden sonra Trabzonspor kabul etmese de FIFA, Huelva lehine karar vermiÅŸti).
FIFA’da olan davaya iliÅŸkin 4 ay içinde karar verilecek. Ve söylenen o ki Yusuf yüzde 99 ceza alacak…
Bu konuya iliÅŸkin benim bildiklerim, duyduklarım bunlar… EÄŸer yanılırsam özür dilemesini de bilirim…
Ama görünen o ki bu transferde 600 bin euro para ve iki futbolcuyla en karlı çıkan taraf Bursaspor olmuÅŸ. BeÅŸiktaÅŸ’a ise her zamanki gibi olanlar olmuÅŸ… BaÅŸkana borç tavana vurmuÅŸ…

Kayseri`de medya skandalı!

Süper Lig takımlarından Kayserispor, Kayseri’de yayın yapan spor gazetesine sansür uygulamaya kalkıştı. Olay, yargıya taşınıyor..

İNTERNETSPOR ÖZEL- Son yıllarda sportif baÅŸarılarıyla sık sık gündeme gelen, yılın futbolcularıyla transfer döneminin hep konuÅŸulan takımları arasında bulunan, son olarak da Fortis Türkiye Kupası’nı kaldıran Kayserispor, resmi internet sitesinde büyük bir skandala imza attı. Kayserispor Kulübü, resmi internet sitesi vasıtasıyla Kayseri’de yayın yapan spor gazetesi Kayseri Tempo Gazetesi’ne hakaret dolu bir protesto yazısı yayınladı.

 

Resmi Sitede açıklama..

Her yıl geleneksel olarak Kayseri Tempo Gazetesi tarafından düzenlenen “Yılın Starları Anketi”nde Kayserisporlu yönetici, teknik heyet ve futbolcuların isimlerinin bu yılda yer bulması üzerine açıklama yapan kulüp, “Adı geçen gazetenin hiçbir gazetecilik etiÄŸine uymayan yanlı, yalan, yanlış yorum ve haberlerinden dolayı kulübümüz mensuplarının bu yarışmada adının geçmesini reddetmekteyiz. İznimiz alınmaksızın yönetici ve sporcularımızın böyle bir gazetede yarışmaya dâhil edilmesinden dolayı yasal iÅŸlem baÅŸlatacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz. Kayserispor Kulübü” ÅŸeklinde açıklama yaptı..

 

Tepki geldi..

Kayserispor resmi internet sitesinde yeralan bu açıklama, Kayseri basınında büyük yankı buldu. Kayseri Tempo Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Yüksel Yıkılmaz, olayı kınadıklarını ve resmi internet sitesi aracılığıyla gazetelerine yönelik hakaret yapıldığını ifade etti.

Yıkılmaz, “3 yıldır yaptığımız anketle, Kayseri’de yılın baÅŸarılı spor adamlarını, yöneticilerini ve sporcularını seçiyoruz. 2 yıldır, Kayserispor’dan bir çok yönetici ve futbolcuya ödül verdik ve ödüllerini törenle gelip aldılar. Benzeri anketler, Kayserispor’dan yönetici ve sporcuyu aday gösteren veya seçen bir çok gazete ve dergi var. Gazetemize ağır hakaretler içeren bu açıklamayla ilgili yasal haklarımızı koruyacağız. Bundan böyle , bu mantıkla Kayserispor’un oynadığı maçlarda sporcuların isimlerini kullandığımız için de kulüp internet sitesinden bildiri yayınlarlarsa ÅŸaşırmayacağız” dedi..

Öte yandan Kayseri’de yayın yapan DHA Kayseri Bölge TemsilciliÄŸi, Kayseri Maç Gazetesi, Kayseri Posta Gazetesi, Kayseri Havadis Gazetesi, GüneÅŸ Gazetesi, Hedef Gazetesi, Kayseri Anadolu Haber Gazetesi, Kayseri Gündem Gazetesi, Kayseri Deniz Postası Gazetesi, Grup 38 Taraftarlar DerneÄŸi, Elif TV Kayserispor’un büyük bir gafa imza attığını ve kınadıklarını dile getiren haberler ve yorumlara yer verdiler..

 

Ankette ünlü gazeteciler de var

Kayseri Tempo Gazetesi’nin “Yılın Starlarını belirleyin” anketinde Kulüp baÅŸkanı Recep Mamur, Yılın Spor Adamı, BaÅŸkan Vekili Türker Horoz ve yönetici Mustafa Atsız Yılın Yöneticisi, Kayserispor teknik direktörü Tolunay Kafkas “Yılın teknik direktörü”, futbolcular Mehmet Topuz, Turgay ve Ali Turan “Yılın futbolcusu”, Kayserispor Kulübü de yılın takımı dalında adaylar arasında yer aldı. Yılın spor yazarı adayları arasında ise , Hürriyet Gazetesi’nden Esat Yılmaer, Erman ToroÄŸlu, Milliyet Gazetesi’nden Rıdvan Dilmen, Fanatik’ten Tunç Kayacı, Zama ‘dan Zeki Çol, Sabah Gazetesi’nden Gürcan Bilgiç ve Ömer Üründül yer aldı.

Yılmaz Vural`a müthiş teklif!

Yılmaz Vural’a TRT ekranlarında yayınlanacak sitcom tarzı bir dizide teknik direktörlük yapması için rol teklif edildi.

TRT’ye yapılacak yeni bir dizi için teknik direktör Yılmaz Vural’a rol teklif edildi. Sitcom tarzı dizide yer alan teknik direktörlük rolü teklif edilen Vural, “Biz rolümüzü gerçek hayatta yaparız” diyerek teklifi reddetti.

Türkiye’de teknik direktörün iÅŸinin zor olduÄŸunu belirten Yılmaz Vural “Tutup da iÅŸimizi bırakıp sitcomda mı oynayacağız? Ne iÅŸimiz var ben kendi iÅŸimi yapmak istiyorum. Ama maalesef Türkiye’de bu görevi yapmak çok zor. Åžimdi Futbol Federasyonu yeni bir karar alacak senede bir takım çalıştırmamız konusunda. Yani bütün sorun bizde mi? Peki bizlerin çalışmasını engelleyen, en ufak bir baÅŸarısızlıkta sözleÅŸmeleri fesheden yöneticilerin hiç mi suçu yok? Biraz da yöneticilere bakmak lazım” dedi.

Bugüne kadar teknik direktör olarak birçok kulüpte hizmet vermeye çalıştığını belirten Yılmaz Vural, “Bizim haklarımızı kim arayacak. Trabzonspor’dan, Ankaragücü’nden, Kocaelispor’dan, Antalyaspor’dan ve daha bir çok kulüpten alacağım var. Bunların hepsinin üzerine su içtik. Yani şöyle söylersek, teknik direktörlükten bu güne kadar 10 kazandıysam, 3′ünü tahsil edebildim, 7’sini ise alamadım. Adalet mi bu. Buna bir çözüm bulmak gerekir” diye konuÅŸtu.

En çok konuşulan takım hangisi?

Geride bıraktığımız 2008 yılında 4 büyükler içinde en çok hangi takım hakkında haber yapıldı? İşte cevabı..

Fenerbahçe yazılı ve görsel basında 220 bin 546 kez haber yapılırken, Galatasaray ikinci (188 bin 326), Beşiktaş üçüncü (146 bin 621) oldu.

Medya Takip Merkezi’nin (MTM) 2008 yılında, 1700′ü aÅŸkın gazetede, dergi, TV kanalı ve haber sitesinde yaptığı takibin sonuçları geçtiÄŸimiz günlerde açıklandı.

GeçtiÄŸimiz yılın en önemli spor olayı, A Milli Takım’ın 2008 Avrupa Futbol Åžampiyonası’nda yarı finale yükselmesi oldu. Ay yıldızlı ekibimiz, toplam 54 bin 853 haberle medyanın markajındaydı.

Yılın en popüler spor kulübü, tıpkı 2007′de olduÄŸu gibi Fenerbahçe’ydi. Her adımı dikkatle ve ilgiyle takip edilen; transferleri, oynadığı maçları, seyircisi, teknik direktörü ve futolcularıyla medyanın gözdesi olan Fenerbahçe, medyada toplam 220 bin 546 habere konu edildi. Galatasaray 2008 yılında lig ÅŸampiyonu olmasına raÄŸmen, haber sayısında ikincilikle yetinmek zorunda kaldı. 2007′de de ikinci olan sarı kırmızılıların haber sayısında ise yüzde 6 artış gerçekleÅŸti.

Yılın en çok konuşulan spor kulübü, 146 bin621 haberle Beşiktaş olurken, siyah beyazlıları 79 bin 640 haberle Trabzonspor izledi.

Tanju G.Saray otelinden kovuldu

Tanju, canlı yayında röportaj için gittiÄŸi G.Saray’ın otelinden kovulduÄŸunu ÅŸok sözlerle anlattı

Kanaltürk’te yayınlanan Telegol programı yorumculardan Tanju Çolak kendisini Galatasaray kampına almayan Adnan Sezgin için ÅŸok suçlamalarda bulundu. Serhat Ulueren ise daha baÅŸka iddiaları gündeme getirdi.

Milliyet Gazetesi’nin haberine göre Tanju Çolak, Skibbe ile röportaj için gittiÄŸi Galatasaray’ın kaldığı otele alınmadığını anlattı. “Burak Dilmen aracılığıyla Skibbe’den röportaj aldım ve Cumartesi günü saat 14:00′te sarı-kırmızılı ekibin Antalya’da kamp yaptığı otelde görüşmek üzere sözleÅŸtik. Ancak otele gittiÄŸimizde Adnan Sezgin’in otele alınmamam yönünde güvenlik görevlisine talimat verdiÄŸini öğrendim.” dedi.

Bu sırada araya giren Serhat Ulueren, Adnan Sezgin’in kendisini arayarak “Tanju sürekli kendisini eleÅŸtirdiÄŸi için bu röportaja izin vermedim” dediÄŸini söyledi. Ulueren ayrıca, Haldun Üstünel’in de “Zaten Tanju Fenerbahçe’ye gitmiÅŸti. Adnan Sezgin doÄŸru yapmış” dediÄŸini iddia etti.
Tanju Çolak “Lincoln Antalya kampına fizyoterapist ve masörünü getirmek istedi. Adnan Sezgin ‘Hayır’ dedi. O zaman ben gelmiyorum “İstanbulda kalıyorum” dedi. Üstüne üstlük fizyoterapistinin ve masörün parasını Galatasaray verecek dedi. Adnan sezgin’in önce “Hayır tek geleceksin” dediÄŸi, Lincoln rest çekince de hemen kabul etti. Fizyoterapistini ve masörünü getirdiler ve G.Saray maaÅŸlarını da veriyor.” diyerek Adnan Sezgin’i Galatasaray’da bir tek kiÅŸinin bile sevmediÄŸini dile getirdi.

Tanju, G.Saray oteline alınmadı

Tanju, canlı yayında röportaj için gittiÄŸi G.Saray’ın otelinden kovulduÄŸunu ÅŸok sözlerle anlattı

Kanaltürk’te yayınlanan Telegol programı yorumculardan Tanju Çolak kendisini Galatasaray kampına almayan Adnan Sezgin için ÅŸok suçlamalarda bulundu. Serhat Ulueren ise daha baÅŸka iddiaları gündeme getirdi.

Milliyet Gazetesi’nin haberine göre Tanju Çolak, Skibbe ile röportaj için gittiÄŸi Galatasaray’ın kaldığı otele alınmadığını anlattı. “Burak Dilmen aracılığıyla Skibbe’den röportaj aldım ve Cumartesi günü saat 14:00′te sarı-kırmızılı ekibin Antalya’da kamp yaptığı otelde görüşmek üzere sözleÅŸtik. Ancak otele gittiÄŸimizde Adnan Sezgin’in otele alınmamam yönünde güvenlik görevlisine talimat verdiÄŸini öğrendim.” dedi.

Bu sırada araya giren Serhat Ulueren, Adnan Sezgin’in kendisini arayarak “Tanju sürekli kendisini eleÅŸtirdiÄŸi için bu röportaja izin vermedim” dediÄŸini söyledi. Ulueren ayrıca, Haldun Üstünel’in de “Zaten Tanju Fenerbahçe’ye gitmiÅŸti. Adnan Sezgin doÄŸru yapmış” dediÄŸini iddia etti.
Tanju Çolak “Lincoln Antalya kampına fizyoterapist ve masörünü getirmek istedi. Adnan Sezgin ‘Hayır’ dedi. O zaman ben gelmiyorum “İstanbulda kalıyorum” dedi. Üstüne üstlük fizyoterapistinin ve masörün parasını Galatasaray verecek dedi. Adnan sezgin’in önce “Hayır tek geleceksin” dediÄŸi, Lincoln rest çekince de hemen kabul etti. Fizyoterapistini ve masörünü getirdiler ve G.Saray maaÅŸlarını da veriyor.” diyerek Adnan Sezgin’i Galatasaray’da bir tek kiÅŸinin bile sevmediÄŸini dile getirdi.

Yazarlardan Fenerbahçe analizi

F.Bahçe Tokatspor’u tek golle geçti. Spor yazarları sahanın oynanandan daha iyi futbola izin vermediÄŸini söyledi.

Fortis Türkiye Kupası’nda Tokatspor’la karşılaÅŸan Fenerbahçe yoÄŸun kar yağışı altında oynanan karşılaÅŸmadan 1-0′lık skorla galip ayrıldı ve kupadan çıkmayı garantiledi.

Zaman zaman saha çizgilerinin belirginleştirilmesi ve karın temizlenmesi için duran oyunda futbolcuların zor anlar yaşadığı görülürken, spor yazarları bu sahada ortaya konan futboldan daha iyi bir futbolun beklenmemesi gerektiğini ifade etti. Yazarların yorumları şöyle:

Selçuk Yula (Takvim): Helal Olsun Tokatlılar

YoÄŸun kar yağışının zemini futbol oynanmaz hale getirdiÄŸi sahada F.Bahçe, maçın baÅŸlarında Kazım’ın bulduÄŸu golle bir üst tura çıkmayı garantiledi. Maç öncesi ÅŸehirde esen dostluk rüzgarları, sahaya da yansıdı. Her iki takım futbolcuları da son derece iyi niyetliydiler. Maçın içinde sertlik olsaydı, inanın ki bu kaygan sahada büyük sakatlıklar yaÅŸanabilirdi. Allah’tan öyle bir ÅŸey olmadı. Tokatspor iyi takım, beÄŸendim.

Alışık oldukları iklim ve saha koşullarında daha güzel işler yapabilirlerdi. Ama şansızlıkları, iyi günlerinde olan ve hatasız oynayan Edu ve Lugano duvarlarına çarpmalarıydı.

Kaleci Volkan da çok kritik bir kurtarışa imza atarak, Tokatlılar’ın arzuladıkları beraberliÄŸe izin vermeyen adam oldu. Görünen o ki Aragones, Alex’in yokluÄŸunda ve sakatlığında Deivid’i o bölgeye yerleÅŸtirmek istiyor.

Emre’den oyuna biraz daha fazla ağırlığını koymasını bekliyoruz.

Orta sahada yaptığı al gülüm ver gülümleri ÅŸu anda hiç düşünülmeyen Maldonado da yapıyor. İleri çıktığı anlarda kalitesiyle rakip kalede tehlikeler yaratabiliyor. Emre’den beklentilerimiz bunlar.

Dünkü maçın en güzel ve en önemli noktası dolu olan tribünlerden 90 dakika tek bir küfürün çıkmamasıydı. Helal olsun Tokatlılar hepinizi candan kutluyorum.

Ziya Åžengül (Star): Bu Sahada Bundan İyisi Olamazdı…

Fenerbahçe, Tokat’ta; Tokatspor’a karşı maçın dokuzuncu dakikasında Colin Kazım’ın atmış olduÄŸu golle üç puanı alıp götürdü.

Bu hava şartlarında, bu saha şartlarında her iki takım futbolcularının ayakta durması bile zordu. Maç başladı; kar da maçla birlikte başladı. Özellikle ilk yarıda tipi altında oynanmaya çalışılan futbolun kalitesini gündeme getirmek pek doğru olmaz. Her iki takımın futbolcuları da ayakta durmakta zorlanırken; maçın hakemi bir kaç kez oyunu durdurup, kar altında kaybolmuş çizgileri temizletti.

Emre BelözoÄŸlu’nun ilk yarıda, ‘Al da at’ dediÄŸi gol pasını Güiza; çok kolay harcadı ve topu dışarı attı. Böylesi kolay bir gol pozisyonunu gole çeviremeyene saha mazeret olarak gösterilemez… Ancak bu golü kaçıran Güiza’yı, ‘Beceriksiz’ olarak niteleyebiliriz…

Güiza’nın yerine giren Burak, ‘gol kaçıranlar kervanına’ dahil oldu. İlk golü atan Colin Kazım da ikinci golü atamayan adam olarak notlarımıza kaydedildi.

Selçuk Dereli için bu kadar kolay olabilecek bir maç; az daha kenar hakeminin görmediği ofsayt pozisyonu ile hakemlerimizi yine gündeme getirebilirdi. Hakemleri kurtaran Fenerbahçe kalecisi Volkan Babacan oldu.

Kemal Belgin (Türkiye): Gün Dereli ve Aragones’in

Tokat’taki kupa oyununun öncesinde en çok konuÅŸulan, tartışılan FIFA kokartlı hakem Selçuk Dereli‘nin bu maça atanışı idi. “Åžerefsizler ve hırsızlar” gibi çok çirkin kelimelere muhatap olan Selçuk Hoca, 4 F.Bahçeli yönetici hakkında dava açtığından sarı-lacivertli takımın maç takviminden düşürülmüştü.

İşte bu yüzden maçın sonucundan çok, hakem bu defa gündeme giriyordu. Ama Selçuk Hoca, inanılmaz kötü hava ve saha şartlarında karambolda atladığı bir F.Bahçe penaltısı hariç dört dörtlük maç yöneterek bazı kafalara, bazı mesajlar verdi. Önemli olan o kafaların bu mesajları alabilmiş olmasıdır.

F.Bahçe Teknik Direktörü Aragones‘i, tek ön libero, tek uç adamı arkası, çift oyun yönlendirici formülünü bulup çıkarmaktan dolayı da kutluyorum. Tabii o çift oyun yönlendiricilerinin içinde ağır çekim 1955 model Alex de olmayınca F.Bahçe’nin hem öne hem arkaya oyunun iki yönünde daha canlı, daha yardımlaÅŸmalı çaÄŸdaÅŸ fotoÄŸrafa daha yakın oynadığını da söyleyebilirim.

İşte dünkü maçın bana göre tartışılması ve değerlendirilmesi, ön plana çıkarılması kaçınılmaz olguları bunlardı.

Tokatspor’a konukseverliÄŸinden, F.Bahçe’ye de bu ilimize getirdiÄŸi heyecan ve renkten dolayı teÅŸekkür etmek gerekir.

Hakan Yaşar (Vatan): Kar İzlenimleri

Otoban arabası Ferrari ile Dakar Rallisi’nde ne iÅŸiniz olur? F.Bahçe’nin Tokat maçı buna benziyordu… İnatla 90 dakika ayaÄŸa pasla oynuyor F.Bahçe. Oysa zemin tamamen karla kaplı. Yani siz de Türk Ronaldinho’lar var, zemin Gattuso’luk…

Ne bekleyebilirsiniz ki? Çok ÅŸey deÄŸil… Belki kupanın grup sistemini sorgulamak gerekiyor. Mesela. Tokat kazansa ne olacak? F.Bahçe, Chelsea, R.Madrid gibi elenecek mi? Hayır… Zaten 5.5 ay önce Viyana’da ‘vals’ yapmış Avrupa ÅŸampiyonu Aragones de (Biz eline baston veriyoruz ama gördük ki sapasaÄŸlamdı) muhtemelen ‘Allahım burada ne iÅŸim var?’ demiÅŸtir…

Alex rolünde Deivid çok iyiydi… Üstelik onun koÅŸan haliydi. Kazım’a maçın başında yaptığı asiste ÅŸapka çıkartılır. F.Bahçe koÅŸan bir Alex sistemine doÄŸru gidiyor! Tabii ki Zico, bu adamı Fener’in elinden çalmazsa!

Aragones’in rakibe saygısı kadar oyuncuların ciddiyeti de önemliydi. Edu-Lugano, hiç olmadıkları kadar içten oynadılar. UÄŸur, Kazım, Gökhan ve Vederson da! Josico zaten görev adamı. Ama o kadar!

Ve Burak Yılmaz.. Yahu, insan hiç akıllanmaz mı? Oyuna girdi, 10. saniyede alâkasız yerde rakibi çekti, ‘caart’ sarı kart. Düşünün, bu adam son 24 dakika F.Bahçe’nin 2′yi bulması için oyuna alınan tek forvetiydi.

Bu zeminde ipteki cambaz olmak gerekirdi. Sakatlanmamak adına bunu iyi baÅŸardı F.Bahçeliler… Sahada ezilmeyen ve canını diÅŸine takan Tokat’ı da kutlamak lazım. Ama rakip F.Bahçe ise kim ölesiye oynamıyor ki!

Gürcan Bilgiç (Sabah): İçindeki kurt

Maçın hem iki taraf açısından var olan konsantrasyon probleminin üstüne bir de kar eklenince Tokat için yaÅŸanacak tarihi gün tatsız bir oyuna dönüştü. Emre’nin takımı iyi yönettiÄŸini, oyunun sorumluluÄŸunu üstlendiÄŸini söyleyebiliriz. Aragones’in bol pas isteÄŸini F.Bahçe takımının sonuna kadar uygulamaya çalışması da dikkat çekiciydi. KarşılaÅŸmaya Selçuk Dereli’nin görevlendirilmesi yeni bir dönemin baÅŸlangıcı olarak görülüyor. Dereli böylesine kolay bir maçta olayların baskısını üzerinden atamamış gözüktü. Tokatlı oyuncunun topu eliyle yaptığı müdahaleyi penaltı olarak deÄŸerlendirebilirdi. Ama içindeki kurt o düdüğü ona çaldırmadı.

Galatasaray`dan Tanju`ya ayıp!

Tanju, canlı yayında röportaj için gittiÄŸi G.Saray’ın otelinden kovulduÄŸunu ÅŸok sözlerle anlattı

Kanaltürk’te yayınlanan Telegol programı yorumculardan Tanju Çolak kendisini Galatasaray kampına almayan Adnan Sezgin için ÅŸok suçlamalarda bulundu. Serhat Ulueren ise daha baÅŸka iddiaları gündeme getirdi.

Milliyet Gazetesi’nin haberine göre Tanju Çolak, Skibbe ile röportaj için gittiÄŸi Galatasaray’ın kaldığı otele alınmadığını anlattı. “Burak Dilmen aracılığıyla Skibbe’den röportaj aldım ve Cumartesi günü saat 14:00′te sarı-kırmızılı ekibin Antalya’da kamp yaptığı otelde görüşmek üzere sözleÅŸtik. Ancak otele gittiÄŸimizde Adnan Sezgin’in otele alınmamam yönünde güvenlik görevlisine talimat verdiÄŸini öğrendim.” dedi.

Bu sırada araya giren Serhat Ulueren, Adnan Sezgin’in kendisini arayarak “Tanju sürekli kendisini eleÅŸtirdiÄŸi için bu röportaja izin vermedim” dediÄŸini söyledi. Ulueren ayrıca, Haldun Üstünel’in de “Zaten Tanju Fenerbahçe’ye gitmiÅŸti. Adnan Sezgin doÄŸru yapmış” dediÄŸini iddia etti.
Tanju Çolak “Lincoln Antalya kampına fizyoterapist ve masörünü getirmek istedi. Adnan Sezgin ‘Hayır’ dedi. O zaman ben gelmiyorum “İstanbulda kalıyorum” dedi. Üstüne üstlük fizyoterapistinin ve masörün parasını Galatasaray verecek dedi. Adnan sezgin’in önce “Hayır tek geleceksin” dediÄŸi, Lincoln rest çekince de hemen kabul etti. Fizyoterapistini ve masörünü getirdiler ve G.Saray maaÅŸlarını da veriyor.” diyerek Adnan Sezgin’i Galatasaray’da bir tek kiÅŸinin bile sevmediÄŸini dile getirdi.

Sergen`den Yusuf Şimşek isyanı

Radyospor`a bir ödül daha

Şükür, Sivasspor forması giydi!

Galatasaray ve Milli Takımın eski golcüsü Hakan Şükür, Antalya Belek’te kamp yapan Sivasspor’u ziyaret etti ardından idmana çıktı…

Teknik adam Uygun, Sivas kampını ziyaret eden Şükür hakkında samimi açıklamalarda bulundu: “Bugün, ‘evet´ desin, TRT´deki tazminatı dahil her ÅŸeyi göze alırız”

Antalya’da ikinci yarı hazırlıklarını tüm hızıyla sürdüren Sivasspor, dünkü idmanda küçük bir sürprizle karşılaÅŸtı. Türk futbolunun önemli isimileri arasında yer alan ve bu sezon futbolu bırakma kararı alan Hakan Şükür, Sivasspor kampını ziyaret etti. Şükür sadece kampı ziyaret etmekle kalmadı, Sivasspor formasını üzerine geçirdiÄŸi gibi, antrenmana çıktı.

Şükür, çift kalede attığı şık gollerle hâlâ futboldan kopmadığını gösterdi. Özellikle Kırmızı-Beyazlılar’ın yıldız oyuncusu Mehmet Yıldız’la müthiÅŸ anlaÅŸan ikilinin, birbirinden güzel golleri görülmeye deÄŸerdi. Herkesi heyecanlandıran, “Acaba Hakan Şükür Sivasspor’a mı geliyor?” sorusunu, biz de Bülent Uygun’a sorduk. İşte genç hocanın aÄŸzından inciler:

‘Hakan Şükür’ü kim istemez’

“Hakan, benim mahalle ve çocukluk arkadaşım, futbolcu arkadaşım… Hepsiden öte kadim dostum. Benim yerimde olup da Hakan Şükür’ü istemeyecek bir teknik direktör olabilir mi!.. Ama ÅŸu bir gerçek, Hakan Şükür’ün futbolu bıraktıktan sonra Galatasaray’dan baÅŸka bir kulüpte de oynamak istemediÄŸini biliyorum. Bunu zaten her zaman belirtiyor.”

‘O olmasaydı biz ÅŸampiyonduk!’

“Fazla uzaÄŸa gitmeyin Galatasaray’la geçen sezon Sivas’ta oynadığımız maçı hatırlayın. O maçta Hakan Şükür olmasa belki de biz ÅŸampiyonduk. Herkes, ‘Galatasaray’ı biz ÅŸampiyon yaptık’ diye övünüyor. Bana göre geçen yıl Kalli gittikten sonra, Hakan Şükür ile Servet ikilisi, müthiÅŸ enerjileri ve takıma yaptıkları pozitif katkıyla Galatasaray’ı ÅŸampiyon yaptılar… Gerisi yalan…”

‘Özel jet bile tutarız’

“İnanın bunu samimi söylüyorum. Bugün ‘evet’ desin, ligde her ÅŸey bambaÅŸka olur. Ben tabii ki takımıma güveniyorum. Buraya kadar onlarla geldim. Ama Mehmet Yıldız’ın yanında, bir de hava toplarında çok hakim, çok koÅŸan her ÅŸeyden önce müthiÅŸ bir abiyi Sivasspor formasıyla görmek beni çok mutlu eder. EÄŸer bugün ‘peki’ desin TRT’deki tazminatı dahil her ÅŸeyi göze alırız. Olmadı her maç sonrası ona özel jet uçak tutar, programa yetiÅŸtiririm. O benim kardeÅŸim. İnÅŸallah Türk futbolunda her platformda birlikte önemli iÅŸlere imza atacağız. O sadece ÅŸimdilik futbolculuÄŸu bıraktı ama, futbolu asla…”

Emre oynamadan servet kazandı

Emre BelözoÄŸlu son 8 yılda 13 gol attı. İtalya, İngiltere ve Türkiye’deki 270 maçın 124′ünde oynamadı ama bakın ne kadar kazandı?

Son 8 yılda 13 gol attı.. Sakatlık, formsuzluk derken İtalya, İngiltere ve Türkiye’deki 270 maçın 124’ünü (yüzdesi 46) kaçırdı.. Ama 19 milyon kazandı… Dakikası 2 bin 28, her golü 1.4 milyon Euro’ya geldi.

Sezon başında askerlik, devre arasında nikâh.. F.Bahçe ve Türk futbolunun tartışmalı ismi Emre BelözoÄŸlu, literatüre alışılmadık bir kavram kazandırdı. F.Bahçe forması giymeden bedelli askerlik yapan Emre, 2009’un 2. gününde nikâh masasında attığı imzayla yine saha dışında konuÅŸulmaya baÅŸlandı. Aslında G.Saraylı M. Güven ve Volkan Yaman da sezon ortasına nikâh sıkıştıranlardan.. Ancak Emre’yi tartışmalı hale getiren saha dışında bir dünya starıyken, saha içinde tam tersine sönük bir yıldız gibi görünmesi..

ARKASI SAÄžLAM!

Üstelik Emre müthiÅŸ bir desteÄŸe sahip. ÖrneÄŸin BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan’ı nikâh ÅŸahidi yapabiliyor. Onun cemaat-tarikat iliÅŸkisini bilmeyen yok. Fatih Terim gibi Türk futbolunun en sportif gücü, 16 yaşından beri hem akıl hocası, hem manevi babası.. Ayrıca Kulüpler BirliÄŸi BaÅŸkanı, Türk futbolunun en güçlü ismi Aziz Yıldırım da Emre’ye sahip çıkan baÅŸka bir süper güç..

AMA KARNESİ ZAYIF

Peki Emre futboldan tonlarca para ve sevgi alırken karşılığını veriyor mu? Hayır.. Emre istatistiklere göre kaşıkla bile vermeden kepçeyle alıyor. Onun G.Saray’dan sonra 8 sezonda kazandığı para 19.7 milyon Euro.. G.Saray’da ilk 5 yılda kazandığı para 1.3 milyon Euro.. Zaten 28 Mayıs 2001’de Inter’e transferi ile ilgili basın toplantısında ihanet eleÅŸtirilerine karşılık, kariyerine hükmedecek futbol stratejisini şöyle çizmiÅŸti: “Ben saÄŸlık için spor yapmıyorum ki!”

HER YIL DEĞERİ ARTTI

Bonservis bedeli ödenmeden Okan ile birlikte 9 Temmuz 2001’de Inter’e 5 yıllık imza atan Emre, 4 yıl İtalya’da kaldı. İlk 3 yıl 2.5 milyon, sonuncu sene 3.5 milyon dolar aldı. Yani pariteye göre 4 yılda 8 milyon Euro kazandı. 2005’te 3 sezon oynadığı Newcastle ise ona yıllık 2.5 milyondan, 7.5 milyon Euro ödedi.. F.Bahçe’yle de 4 yıl (senede 3.5 milyon Euro) için 14 milyon Euro’ya anlaÅŸtı. Bonservis olarak Newcastle Inter’e 3.8 milyon pound, F.Bahçe ise Newcastle’a 5 milyon Euro ödedi. Yani Emre son 8 yılda 19 milyon Euro kendisi kazandı, 9.5 milyon Euro da kulüpleri gelir saÄŸladı.. Emre bu süreçte milli takımdan 700 bin Euro prim aldı..

HER GOL 1.4 MİLYON

Peki futbol ne kazandı? Sıkı durun, ofansif bir orta saha oyuncusu olmasına raÄŸmen Emre, Avrupa’daki 7 yılında 11 gol attı. Yani Emre, Inter’e 8 milyon Euro karşılığı 5 gol (Bir gol 1 milyon 600 bin Euro), Newcastla’a 7.5 milyon Euro karşılığı 6 gol (Bir gol 1 milyon 250 bin Euro), F.Bahçe’ye ÅŸimdilik 3.5 milyon Euro karşılığı 2 gol (Bir gol 1 milyon 750 bin Euro) kazandırdı.. 3 takımı toplarsanız atılan gol sayısı 13.. Yani gol başı ortalama 1 milyon 461 bin Euro..

PEKİ YA MİLLİ TAKIM?

Milli Takım’daki 700 bin Euro primin karşılığında ise 59 maçta atılan 5 gol duruyor. Yani Emre’nin bir milli golünün bedeli 140 bin Euro.. Tabii Emre’nin orta saha oyuncusu olması (Ki Tugay da defansif orta saha ama 8 yılda B.Rovers’ta 12 gol attı) bu hesabı yüzeysel gösterebilir. Fakat Emre’nin diz ve kasık sakatlıklarından dolayı gösteremediÄŸi yıldızlığını nasıl açıklayabiliriz?

ORTALAMA 13 MAÇ

Pele onu 2004’te ’YaÅŸayan 125 efsane oyuncu’ içinde gösterdi. Ama Emre’ye baktığımızda Inter’de ilk sezon Serie A’daki 13 maçta hiç 11’e giremediÄŸini görüyoruz. 4 yılda 140 Serie A maçının (İlk 3 sezon 34, son sezon 38 haftaydı) 78’inde oynayabildi. Brüt 78 maç 7 bin 20 dakika eder ama Emre’nin aldığı süre 4 bin 724 dakika. Yani 52 net maç yapıyor. O da yılda 13 maç demek.. Premier Lig raporu yine karanlık. 114 haftanın (38’er haftadan 3 sezon) 58’inde toplam 4 bin 16 dk. forma giymiÅŸ. Kaçırdığı maç sayısı 56.. Oynadığı 58 maçtaki kaçırdığı süre ise 1204 dk.. Yani netini çıkartırsak 3 yılda toplam 44, senede ortalama 14 maç anlamına geliyor..

KURTARDIĞI MAÇ: 6

Üstelik Emre’nin lig dışında da pek parlak performansı yok. Inter’deyken Lazio’ya attığı 2 muhteÅŸem gol, Newcastle’dayken Sunderland, Birmingham City, Reading ve Everton maçlarındaki galibiyetlerde gollerinin direkt rolü var. Yani 7 yılda Avrupa’da kurtardığı toplam maç sayısı 5.. F.Bahçe’de de durum çok farklı deÄŸil. 16 maçta toplam 913 dakika oynadı ama 11 maçı kaçırdı. F.Bahçe 2 bin 430 dakika mücadele ederken o tam 1517 dakikasında yoktu. MTK’ya attığı penaltı golü siftahıydı. Kurtardığı tek maç ise Denizli’de saÄŸladığı 1-0’lık galibiyet..

DAKİKASI BİLE SERVET

Son 3 takımından 19 milyon Euro kazanan Emre, lig performanslarına bakıldığında 270 haftanın (4 sezon İtalya, 3 sezon İngiltere, yarım sezon Türkiye) 146’sında oynamış, 124 maçı kaçırmış. Yani oynama oranı % 54. Yaklaşık her 2 maçtan birini kaçıran Emre’nin İtalya, İngiltere ve Türkiye’de forma giydiÄŸi dakika sayısı 9 bin 35.. Yani 19 milyon Euro’yu dakikaya böldüğünüzde yıldız oyuncunun her dakikasının 2 bin 28 Euro’ya tekabül ettiÄŸini görüyorsunuz.

Evet tablo bu.. BoÄŸaz’ın Maradona’sı denen ama Çizme’yi ters giyip, Ada sahillerinde boÅŸa kürek çeken Emre, yılda attığı ortalama 1 gol yüzünden birer kez konuÅŸuldu. Oysa onu golleri secdeyle kutlaması, basına yaptığı ’kol’ iÅŸareti, Ada’da aklandığı ırkçılık soruÅŸturması ve her haftaki ’Emre sakatlandı’ haberleriyle daha çok hatırlıyoruz.

(Vatan)

Ata Demirer kırdı geçirdi! Video

NTV Spor ekranlarında yayınlanan Not Defteri programı 2008 yılını komedyen Ata Demirer ile kapattı. Ekran başındakiler kahkahalara boğuldu.

“Lugano’yu gece görsem çocuÄŸumu düşürürüm… Guiza’da Küçük Emrah havası var. Kezman diskodan türkü bara düşmüş gibi.” Ata Demirer’den yılın son bombaları.

Fuat AkdaÄŸ ve Rıdvan Dilmen’in NTV Spor’da sundukları Not Defteri’ne ünlü komedyen Ata Demirer konuk oldu. Yılbaşı gecesi ekrana gelen programda, ünlü komedyenin spor adamları ve futbolcu taklitleri gülmekten kırıp geçirdi.

Ata Demirer’in Guiza ve Lugano ile ilgili söyledikleri Fuat AkdaÄŸ ve Rıdvan Dilmeni yerlere yatırdı. Guiza’nın Küçük Emrah gibi baktığını belirten Demirer,” Aragones giderse o da gider zaten Baba diyormuÅŸ.” diyerek Guiza’nın sahaya nasıl çıktığını anlattı.

GÖRSEM ÇOCUĞUMU DÜŞÜRÜRÜM

Lugano’yla ilgili yorum yapan Ata Demirer, “Gece görsem çocuÄŸumu düşürürüm. Bebek yüzlü ama gözler dönüyor. Hakem olsam elim cebime gitmez” diyerek esprileri patlattı.

DİSKODAN TÜRKÜ BARA

Kezman’ın Türkiye macerasına deÄŸinen ünlü ÅŸovmen, diskodan çıkıp türkü bara düşmüş havası vardı, ÅŸimdi tekrar diskoya gitti diyerek Türkiye’de neden baÅŸarısız olduÄŸuna açıklık getirdi.

Mehmet Yıldız’da piyanist ÅŸantör havası olduÄŸunu söyleyen Demirer, spor yorumcusu Mehmet Yılmaz’ı da hiçbir maçın heyecanlandırmadığını söyledi.

KORSAN CD ALDI

Programda korsan yayıncılık konusu da konuşuldu. Ata Demirer korsancılardan bir sinema filmi aldığını itiraf etti.

Çok izlemek istediÄŸi ancak bir türlü bulamadığı bir sanat filmini korsan film satıcılarında olduÄŸunu öğrenen Demirer, tavsiye üzerine korsan film satanlara gittiÄŸini söyledi. Demirer başından geçenleri şöyle anlattı: “Gittim korsan satıcıya beni bir yerden bir yere götürüyorlar. Adeta macera filmindeyiz. En son filmi verdiler bana.
Dedim ki, doğru söyle bak benim film var mı?
Adam; “Abi görüntü çok kötü vermeyeyim’ dedi.”

Kapat
online mp3 dinle giysi oyunları film izle sgk video youtube izle